Tarih: 25 Ekim 2010Kategori: SinemaYazar: Yorum : 0 Yorum

sansurfilm11036473, yıldız Vurun Kahpeye Umut türk sinemasının sansürlü Mürebbiye kızı kırmızı nokta ızmır Hıçkırık Filmleri Fatma Bataklı Damın Aysel artıs

Mürebbiye

Sansürlenen İlk Film Dünya Savaşı sonu. İşgal Kuvvetleri İstanbul’da. Sinemalarda “Mürebbiye” diye bir film oynuyor. 1919 yılında Hüseyin Rahmi’nin aynı adlı eserinden Ahmet Fehim tarafından sinemaya uyarlanmış filmde, bir Osmanlı konağındaki çapkın bir Fransız mürebbiyenin aşkları anlatılıyor. Çapkın mürebbiye, konaktaki herkesi baştan çıkarır. Bunu göre Fransız İşgal Kuvvetleri Generali Pronşe, filmdeki bir Fransız kızının düşük ahlaklı oluşunu kabullenemiyor ve filmin Anadolu’da gösterimini yasaklıyor. Böylelikle Türk Sineması’ndaki ilk sansür olayı gerçekleşiyor. Sansür Kurulu’nun Başlangıcı 7 Şubat 1923’de İzmir İktisat Kongresi toplandı. Kongrede bazı üyeler, ahlaka aykırı filmlere sansürün uygulanması gerektiğini belirttiler. 1932 yılına kadar merkezi bir sansür kurulu kurulmadı ama film gösterime girmeden önce mahalli polis tarafından izlenir ve filmin uygun görülmeyen yerlerini kesebilir sonra gösterimine izin verilirdi.

Vurun Kahpeye

1949 yılında Ömer Lütfi Akad’ın “Vurun Kahpeye” adlı filmin, savaş sonrası ve çok partili döneme geçişin sembol filmlerinden biridir. Film, bir iftira sonrası yobazlar tarafından linç edilen Aliye Öğretmen’in hikayesini anlatır. Film, tutucu çevrelerin tepkisini çekti. Önce Sansür Heyeti’nin büyük beğenisini kazanan film, daha sonra bazı baskılar sonucu gösterimden kaldırıldı. Film tam 3 kez sansüre girerek gösterimine daha sonra devam etti.

Hıçkırık

Bu öneriler doğrultusunda yönetmen, filmi yanındaki memur nezaretinde çekiyor, çekilen filmler tekrar komisyon tarafından inceleniyordu. Savaş Sonrası Savaş sonrası ülkeyi yabancı ideolojilerden koruma isteği, Sansür Kurulu’nu aşırı duyarlı yapmıştı. Atıf Yılmaz’ın 1953’te İtalya’da çektiği “Hıçkırık” filmi bu nedenle kuşa çevrilmişti.

Bataklı Damın Kızı Aysel

Gerekçe ise düşman gemilerinin boğaz girişini net bir şekilde görmüş olmalarıdır. Ayrıca plajda güneşlenen sevgililerin olduğu sahnede, düşmanın çıkarma yapabileceği uygun kumsal imajı verildiği gerekçesiyle çıkarılması uygun görünmüştür. Yazarlara Sansür Sansür Kurulu, birçok yazara da yasak uyguluyordu. “Bataklı Damın Kızı Aysel” filminin senaristi Nazım Hikmet’ti. Ama filmde Hasan Cemil’in ismi geçiyordu.

Umut

Yılmaz Güney’in “Umut” filmi böyle bir politikleşmenin içinden doğdu. Atının, araba çarpması sonucu ölmesi ve geçimini bu ata bağlamış olan, meçhul bir definenin peşinden koşan faytoncunun öyküsü anlatılmaktadır. Film, faytoncunun giyimi ve kuşamının, fakirliğin bir sembolü olarak ele alınmasını, zengin otomobil sahibi hakkında takibat yapılamayacağı kanaati verilmesini, faytoncunun iş ararken zengin-fakir ayrımı yapılmasını, Cabbar’ın (Yılmaz Güney) Amerikalı zenciyi soymasını, sabah namazının güneş doğarken kılınmasını sakıncalı bularak, sansür kurulunca yasaklanmıştı.

Yorumunuzu Ekleyin

Sponsor Bağlantı

kadın,sağlık,moda
galerimoda
Android oyunları, apk indir
Reklam Vermek İçin Tıklayınız

Durma Sende Katıl :)

E-posta bültenimize abone olun ve yeni eklenen içeriklerimizden sizde haberdar olun.

En Son Arananlar :

Sorulan & Cevaplananlar

Tavsiye Linkler

Önceki yazıyı okuyun:
Msn ve wordpress iş birliği

Bu sabah gelen bir mail hakkında bir bilgi vermek istiyorum... Mailde yazılanlara göre eğer Windows Live Spaces blogunuz var ise...

Kapat